Charlie Chaplin Kimdir?

Sinema dünyasının gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden Charlie Chaplin’in yaşam öyküsünü okuyacağınız bu yazıda, sanatçının hayatındaki dönüm noktalarına değineceğiz. Charlie Chaplin hakkında merak edilenleri anlatmaya çalışacağız.

Charlie Chaplin 16 Nisan1889‘da Londra‘da doğdu. Annesi Hannah ve babası Charles müzikhollerde oyunculuk yapan kişilerdi. Charlie de bu nedenle doğar doğmaz kendini sahne ortamında buldu. Annesi ve babasıyla birlikte oynaması için uzun zaman geçmedi ve henüz 5 yaşındayken annesinin yanında küçük roller almaya başladı. Annesi ve babasının boşanması zerine büyük kardeşi Lambert ile birlikte annesinin yanında kalmaya başladı ve ilk ciddi rolünü de bu dönemde “Eight Lancashire Lads” adlı oyunda aldı.

Charlie Chaplin Hayatı

1901 yılında, ilişkisinin kısıtlı olduğu ve alkol problemi olan babasını kaybetti. Hemen ardından annesinin şizofrenisi arttı ve akıl hastanesine yatırıldı. Bunun üzerine çocukluğunun geri kalanını yetimhanede geçiren Charlie, Londra Hipodromu’nda sahnelenen bir oyunda küçük bir rolde düzenli görev almaya başladı. Bir süre sonra 1906’da, ünlü Sherlock Holmes oyununda gazeteci çocuk rolünde oynadı. 1908 yılında Fred Karno’nun ekibine girdi ve bu ekiple çeşitli oyunlarda yer aldı. 1910 yılında Karno Topluluğu ile Amerika turnesine çıktılar.

Amerika Yılları

Amerika’daki gösterilerde yeteneği keşfedildi. Keystone Film Şirketi‘nde yapımcı olan Mack Sennett, Charlie’ye “Making A Living” adlı komedide rol alması için teklif getirdi. Aynı yıl, “Kid Auto Races at Venice” adlı filmde de rol aldı. Bol pantolonu, melon şapkası, büyük ayakkabıları ve bastonuyla meşhur  “Şarlo” tiplemesi ortaya çıktı. Bu yıllarda 40’a yakın kısa film çekti ve çekilen bu sessiz filmlerle hareket komedisinin önemli temsilcilerinden biri haline geldi.

Mack Sennett’ın yardımıyla girdiği Keystone Film Şirketi’ndeki ücreti haftalık 150 dolardı ve bu ücret, filmlerinin başarısına oranla devede kulak kalıyordu. Keystone’dan ayrılarak Essanay Şirketi‘ne geçti. Ertesi yıl daha yüksek bir ücretle Mutual Film Şirketi ile 12 film için anlaşma imzaladı. Bu filmlerden bazıları “The Floorwalker“, “The Fireman“, “The Vagabond“, “One A.M.“ gibi filmlerdi. 1917 yılına geldiğinde kendi şirketini kurup bağımsız filmler yapmayı hayal etmeye başladı. Hollywood‘da La Brea Avanue isimli bölgede şirketini kurmak için arazi almayı düşündü ve 1918 yılı başlarında bölgedeki bir sirk ile anlaşarak ilk adımı attı. Yapımcılığını üstlendiği ilk film olan “A Dog’s Life“ı çekti. Ardından “The Bond” ve “Shoulder Arms” adlı savaş komedilerini ortaya çıkardı ve gerçek olaylarla dalga geçen bu filmler Chaplin’in popülaritesini iyiden iyiye arttırdı.

Modern Zamanlar ve Büyük Diktatör

1921 yılında Londra, Berlin ve Paris’i içine alan bir Avrupa turu yaptı, yeniden Amerika’ya döndü. Döneminin ilk sesli filmleri olarak bilinen ve hala birer başyapıt olarak hafızalarda yer tutan Modern Zamanlar(1936) ve Great Dictator (1940)’ü çekti. Ancak filmlerinde verdiği sosyal ve politik mesajlar nedeniyle zor günler yaşadı. Gold Rush filminde komünizm propagandası yapmakla suçlandı, Amerikan vatandaşı olmayı reddetmesiyle üzerinde baskı hissetti. İsviçre’ye yerleşmeye karar verdi.

İsviçre’deyken 1947‘de “Monseiur Verdoux” ve 1952‘de “Limelight” adlı filmleri çekti. Hemen ardından Amerika’yı ve yaşam tarzını eleştirdiği “A King in New York” adlı filmi çekti ve bu film dünya çapında ses getirdi. 1966 yılında ise başrollerinde ünlü oyuncular Marlon Brando ve Sophia Loren‘nin oynadığı, Chaplin’in kendisinin de hem oynayıp hem yönettiği “A Countess From Hong Kong“ adlı filmi çekti.

Hayatının son döneminde birkaç kitap yazdı, bunlardan bir tanesi de otobiyografisi idi. Bir yandan da keman ve çello çaldı ve filmlerindeki bazı şarkıların kompozitörlüğünü üstlendi.

25 Aralık 1977 yılında uykusundayken son nefesini verdi. Ölümünden kısa bir süre sonra cenazesi çalındı ve ailesinden fidye istendi. Ancak daha sonradan cenazeyi çalanlar yakandı ve Chaplin’in bedeni yerine yerleştirildi.

Ödülleri

Chaplin hayatı boyunca pek çok ödüle layık görüldü. 1929 yılında ilk kez düzenlenen Oscar Ödülleri’nde iki ayrı dalda ödüle aday olsa da ona özel tek bir ödülle yetindi. 1972 yılında ise ikinci kez aldığı Onur Ödülü aldı. Bunların dışında “Monseiur Verdoux”, “City Lights” ve “Limelight” ile başka Oscar Ödülleri de aldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*