Karl Marx Kimdir?

Karl Marx, fikirleri ve kurucusu olduğu ideoloji ile dünya tarihinin en etkili insanlarından birisidir. Aklındakileri politika, felsefe ve iktisat ile harmanlayarak yeni bir ideolojinin yaratıcısı olmuş, yeryüzünde hala milyonlarca destekçisi olan bir tarihsel kişidir.

Komünist ideolojinin kurucularından biri olarak kabul edilen Karl Marx, 5 Mayıs 1818’de Almanya’nın Trier kentinde dünyaya geldi. Babası, avukatlıkla uğraşan Hirschel Marx, annesi ise Henrietta Marx idi. Ailesi, Karl henüz küçük bir çocukken Yahudilik inancını bırakıp Protestanlığı seçti. Doğduğu şehirde ilk eğitimini tamamlayan Karl Marx, daha sonra Bonn Üniversitesi’nde hukuk okudu. Üniversite yıllarında felsefeye de ilgi duymaya başladı. Hatta bu ilgisi, onun hukukçuluğunu kötü anlamda etkiledi. Üniversitenin ardından beş sene boyunca, aydınların metropolü olarak bilinen Berlin’de yaşadı.

Berlin’de geçirdiği yılların ardından, Bonn’da Rheinische Zeitung adındaki gazetenin editörlüğünü üstlendi. Daha sonraysa, politik açıdan daha radikal bir gazete olan Franco-German Annals‘ı çıkarabilmek için 1843’te Paris’e yerleşti. Paris’e gitmeden hemen önce Jenny Von Westphalen’la evlendi ve bir yıl sonra yaşam boyu hem arkadaşı hem ortağı olacak Fredrick Engels’le tanıştı. Engels de Marx gibi, çalışmalarını sanayi işçileri hakkında yürütmekteydi. Bu sırada Marx kendini, politik iktisat ve Fransız Devrimi ile ilgili çalışmalarına adadı. Bu çalışmaları, çıkardığı gazetenin çizgisini de belirledi. Artık Marx, işçi sınıfının toplumu özgürlüğe kavuşturacak güç olduğuna inanıyordu ve düşünsel gelişimi bu yönde gelişti. Marx’ın çıkardığı gazete ve ona yakın gazeteler Almanya’da derhal yasaklandı. 1844’te Ekonomi ve Felsefe Yazmaları’nı yayımladı. Burada düşüncelerine dair açıklamaları yazdı ve gerekçeleri ile açıkladı.

Düşünceleri Yüzünden Hayatı Sürgünlerde Geçti

1845’te, düşüncelerinin düzen için tehdit oluşturduğu anlaşıldı ve Paris’ten atılarak Brüksel’e yerleşti. Brüksel’deyken 1847 yılında, Proudhon’un eserinin eleştirisini yaptığı Yoksulluk Felsefesi kitabını yayınladı. Aynı yıl, 1847’de, Engels’le birlikte Komünist Manifesto’yu hazırladılar ve bu manifesto 1848’de Londra’da Komünist Parti Manifestosu olarak kabul edildi. Manifesto, kısa süre içinde işçi sendikaları tarafından benimsendi.

Artık tüm Avrupa’da tanınan bir düşünür haline geldi ve onun bu kadar tanınıp okunması iktidar sahiplerini rahatsız etti. Belçika’dan da sürüldü, bunun üzerine yazılı çalışmalarını bir süre erteleyerek yükselen işçi hareketlerine destek vermek için gizlice Fransa’ya gitti. Fransa’da bir süre kaldıktan sonra Almanya’nın Cologne kentine geçerek Engels’le birlikte bir gazete çıkarmaya başladı. Geçici bir süre esen basın özgürlüğü rüzgarından faydalanmayı başardılar ve çok okunan bir gazete olmayı başardılar. Bir sene sonra, hayatının geri kalanını geçireceği Londra’ya gitti. Gazeteyi çıkarmaya bir süre daha devam etti. Diğer yandan da, Avrupa politikası editörü olarak New York Tribune gazetesinde düzenli olarak yazdı. Amerika’daki sivil savaşa dek yazılarını sürdürdü.

2 Aralık Darbesi’nin ardından Louise Bonaparte’ın 18. Brumaire’ini yazdı. 1859’da politik iktisat alanındaki çalışmalarının sonuçlarını almaya başladı ve Ekonomi Politikası Eleştirilerine Bir Katkı’yı yazdı. Bu çalışmasıyla yeni bakış açılarına yelken açtı ve kendisini takip edenlere yeni ufuklar sundu. 1867 yılında Kapital’i kaleme almaya başladı.

En Büyük Eseri: Kapital

Günümüzde bile, sosyalizme yönelik çalışmaların kaynağı olma özelliği taşıyan Kapital adlı eseri ile işçi sınıfı mücadelesini bilimsel bulgularla açıkladı. Kapital’de, bugün bile tartışma konusu olan kadın ve çocuk emeği ile ilgili bölümlerin yanı sıra fazla mesai gibi kavramlar da bilimsel açıdan incelendi.

1871 senesinden sonra hayatı sürgünlerde geçen Marx’ın sağlığı kötüye gitmeye başladı. Son çalışmalarına ortağı Engels devam ederek bir kısmını onun adına tamamladı. Marx’ın ailesi de hayatını zorluk içinde geçirdi. Zaman zaman kiralarını bile zor ödediler. Karl Marx’ın altı çocuğu vardı. Eşi ve kızları Eleanor da son döneminde Karl’a çalışmalarında yardım ettiler. Bir süre sonra Eleanor, öğretmen olarak evden ayrıldı ve çalışmaya gitti. Ancak babasının sağlık durumunun iyice kötüye gitmesiyle yeniden döndü. Karl Marx, 14 Mart 1883‘de Londra’da öldü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*