Caligula Kimdir?

Caligula

Roma tarihinde Kralların ilginç olmaları sıradan bir şeydir. Ancak ilginç olmak ile delilik arasındaki sınır çok dardır. Caligula ise bu sınırın yanlış tarafındadır.

Örneğin atı Incitatus’a oldukça bağlı olması ve bu konudaki hikayeler kötü görünmektedir.

Ayrıca Caligula – Film ikilisi de iyi sonuçlar doğurmamıştır. Okumaya devam et “Caligula Kimdir?”

Hz. Süleyman Kimdir?

Hz Süleyman

Hz. Süleyman Yüzüğü, Mührü gibi simgelere sahip olmasının yanında bir çok eski cemiyete de sembolik köken için kaynak olan Mabedin mimarıdır. Hz. Süleyman ve cinler Mühür ile ilişkilendirilmiştir. Hz. Süleyman mucizeleri arasında Hz. Süleyman kaç yıl yaşadı da vardır. Osmanlı tarihindeki I. Süleyman adını da buradan alır. Okumaya devam et “Hz. Süleyman Kimdir?”

Napolyon Bonapart Kimdir?

Napolyon Bonapart

Avrupa tarihi denildiğinde akla gelen belki de ilk isim Napolyon’dur. İlginç karakteri, karmaşık özel hayatı, askeri denemeleri ve darbeleri ile etkisini günümüze kadar bile taşımayı başarmış bu tarihsel karakteri yakından inceleyelim. Napolyon Bonapart, orta halli, İtalyan asıllı bir ailenin çocuğu olarak, 1769 yılının yaz aylarında Ajaccio şehrinde dünyaya gelir. Napolyon’un tam on üç kardeşi vardır, fakat bunlardan beşi küçük yaşlarda ölmüşlerdir. Okumaya devam et “Napolyon Bonapart Kimdir?”

Salvador Dali Kimdir?

Salvador Dali

Sanat akımları içerisinde sürrealizm her zaman ilgi çekici olmuştur. Salvador Dali, sürrrealizmin en önemli temsilcilerinden biridir ve resimlerinde üstün soyutlama yeteneğini belli eder. Salvador Dali’nin yaşamına göz atmaya ne dersiniz?

Tam ismi Salvador Domingo Felipe Jacinto Dalí Domenech olan Salvador Dali, İspanyol asıllı bir ressamdır. Eserleri gerçeküstü öğeler barındırır. Tuhaf ve çarpıcı tarzıyla bilinir. En çok bilinen eseri Belleğin Azmi, 1931’de tamamlanmıştır. Okumaya devam et “Salvador Dali Kimdir?”

Michael Schumacher Kimdir

Formula 1 denildiğinde akla gelen ilk isim Michael Schumacher’dir. Tarihin en başarılı motor sporcularından biri görülen Schumacher’in hayatını okumaya ne dersiniz?

Michael Schumacher, 3 Ocak 1969 tarihinde, Almanya’nın, Hürth şehrinde doğdu. İlk kez, 1991 yılındaki Belçika Grand Prix’si ile Formula 1 yarışlarına adım attı. Formula 1’deki ilk yarış zaferini ise yine aynı pistte, 1992 yılında kazandı.

Michael Schumacher Hayatı

Kariyeri boyunca sayısız başarıya imza atan Alman pilot, 308 yarışta birincilik mücadelesi verdi. 1991’de başladığı Formula 1 kariyerine, ilk olarak 2006 yılında nokta koydu. 2010 yılında pistlere geri döndü ama eski performansından uzakta kaldı ve kısa süreli hayal kırıklığının ardından 2012 yılında kesin olarak Formula 1 defterini kapattığını açıkladı.

Kariyerinde kırılmadık rekor bırakmayan Schumacher, neredeyse tüm Grand Prix’lerde zafer kazanmayı başardı. Kariyeri süresince katıldığı 308 yarışın 91’ni birinci olarak bitirdi. Jordan, Benetton, Ferrari ve Mercedes takımları için mücadele eden Schumacher, ilki 1994 yılında olmak üzere toplam 7 kez Formula 1 şampiyonluğu kazandı. Bu alanda kırılması güç bir rekoru ifade eden bu sayı halen geçilemedi. Alman sporcu ayrıca, 155 kez de ilk üç sırada yer aldı ve podyum gördü. Bu istatistiksel veriler Michael Schumacher’in dünyanın gelmiş geçmiş en iyi Formula 1 pilotu olması için yeterli oldu.

Son Grand Prix’sini 2006 yılında Çin’de kazanan Alman pilot, 2012 yılında da Brezilya Grand Prix’si ile pistlere veda ettiğini açıkladı. İlk Formula 1 şampiyonluğuna 1994’te ulaşan Michael Schumacher, sonrasında 1995, 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında da pistlerin en iyisi olmayı başardı. Elde edilen 7 şampiyonluğun 5’inin üst üste kazanmayı başardı.

Yıllarca ter döktüğü motor sporlarının yanında, katıldığı yardım organizasyonlarında futbolda da hünerlerini sergileyen Michael Schumacher’in en büyük hobilerinden biri de kayaktı. 2013 yılında Fransa Alp’lerinde kayak yaparken bir kaza geçirdi ve başını kayaya çarparak ağır yaralandı. 29 Aralık 2013’te gerçekleşen kazadan bu yana uzun bir süre komada kaldı. Sonrasında hastaneden çıkartılıp İsviçre’deki evinde istirahate alındı. Basında sık sık öldüğü yönünde haber yapıldı, haberler ailesi tarafından her seferinde yalanlandı.

Ünlü sporcunun sağlık durumu hakkındaki belirsizlik devam ediyor.

Gandhi Kimdir

Dünya tarihine yön veren isimlerden biri de Gandhi’dir. Gandhi ve yaşam öyküsü ile karşınızdayız. 1869 yılında doğan Mahatma, pasif direniş denilen direnme felsefesinin temsilcisidir. “Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir.” diyen Hintli siyasetçi ve düşünce adamı, İngiliz sömürgeciliğine karşı Hint milli hareketinin öncüsü olmuştur.

Hukuçu Oması, Hak Mücadelelerine Yönelmesini Sağladı

1869’da Porbandar’da dünyaya geldi Mahatma. Vaşiya Kastı’ndan bir ailenin oğlu olarak doğan Mohondas Karamçand Mahatma Gandhi, 1888-1891 yılları arasında Londra’da hukuk öğrenimi gördü. Eğitiminin ardından ülkesine döndü ve iki yıl Bombay’da avukatlık yaptı. 1893-1914 yılları arasında ise kıta dışına çıktı ve Güney Afrika’da da avukat olarak çalıştı. Burada yaşarken ırkçı Apartheid rejiminin politikalarına maruz kaldı ve yaşanan olaylar sırasında Hintli göçmen işçilerin haklarının savunucusu haline geldi.

Gandhi ve Afrika’da Geçirdiği Yıllar

Güney Afrika’da geçirdiği yıllar, dünya görüşü üzerinde etki bıraktı. Şiddet karşıtlığı, sivil itaatsizlik, pasifizm ve Hinduizm gibi akımları ideolojisini oluştururken derledi. Hayat görüşü içerisinde dinsel mistik öğeleri, dinlere saygı ve teknoloji karşıtlığı yer aldı.

9 Ocak 1915’te, ülkesi Hindistan’a döndü. Gandhi’yi karşılamaya on binlerce Hintli geldi. Hindistan için milli bir simge haline geldiğini o anda fark etti. Hindistan’da geçirdiği yıllar boyunca İngiliz emperyalizmine karşı pasif bir direniş simgeledi. Gerçekleşen milli bağımsızlıkçı ve emekçi eylemlerden yana tavır almak yerine, Avrupa ürünlerini boykot, sivil itaatsizlik gibi eylemler gerçekleştiren Mahatma, ayaklanmaya karşı durdu.

30 Ocak 1948’de radikal-milliyetçi bir Hintli tarafından suikast sonucu öldürüldü.

Michael Jordan Kimdir?

Örnek bir yaşam hikayesine ihtiyaç duyduğunuzda, en doğru adreslerden biri Michael Jordan’a aittir. Tarihin en iyi basketbolcusu kabul edilen Michael Jordan kimdir, onun hayatına göz atmaya ne dersiniz?

Michael Jordan Hayatı

Tam adı ile Michael Jeffrey Jordan, 17 Şubat 1963’te dünyaya geldi. ABD profesyonel basketbol ligi NBA’de yıllarca forma giydi. NBA resmi sitesindeki oylama sonuçlarına göre göre, tüm zamanların en büyük basketbolcusu seçildi. NBA’in tüm dünyada bilinmesini ve takip edilmesini sağladı.

Üniversite takımında oynarken dikkat çekici bir performans gösterdi ve bu performansından sonra, 1984 yılındaki NBA Draft’ında Chicago Bulls tarafından seçildi. Çok kısa sürede ligin yıldız oyuncuları arasında yer aldı. Skor yükünü üstlenen oyunu ile seyircileri salona çekmeyi başardı. Üstün sıçrama yeteneği ile hafızalarda yer buldu. All Star Organizasyonu sırasındaki smaç yarışmasında faul çizgisinin gerisinden sıçrayarak potaya smaç yapması, tüm zamanların en büyük basketbol olaylarından biri sayıldı. Bu kabiliyeti ona “Air Jordan” lakabını getirdi.

Michael Jordan Kariyeri

Jordan mükemmel bir hücumcu olmasının yanı sıra iyi bir savunma oyuncusu idi. 1991 yılında Bulls ile ilk NBA şampiyonluğunu kazandı. Daha sonraki iki sezonda da şampiyonluk kazanarak takımı ile tarihe geçti. Ancak, 1993-94 sezonu başlamak üzereyken aniden bir karar aldı ve basketbolu bıraktığını açıkladı. Ayrılık uzun sürmedi ve 1995-96 sezonunda tekrar Bulls’a döndü. Takımına 1996, 1997 ve 1998’de üç kez daha üst üste NBA şampiyonluğu kazandırdı. Bu dönemde Chicago Bulls rekor üstüne rekor kırarak en fazla galibiyet alan takım olma ünvanını kazandı.

1998-99 sezonunda yeniden basketbolu bıraktığını açıkladı. Parkelerden iki sezon uzak kalsa da daha fazla dayanamadı ve bu kez de Washington Wizards takımının üyesi olarak tekrar basketbola döndü.

5 kez MVP ödülü aldı ve 10 kez All-NBA Takımı ilk beş kadrosunda yer aldı. 9 kez NBA En İyi Savunma Takımı’na seçildi. Toplamda 14 kez NBA All-Star maçında yer aldı ve 3 kez NBA All-Star maçının en değerli oyuncusu olmayı başardı. 1999’da, ESPN tarafından 20. yüzyılda Kuzey Amerika’nın en büyük sporcusu ilan edildi. Associated Press ise Babe Ruth’un ardından yüzyılın en başarılı ikinci sporcusu olarak açıkladı.

Jordan sadece başarılı bir sporcu değildi. Yaptığı sponsorluk anlaşmaları ile spor endüstrisine yön veren bir isim oldu. Adına çıkarılan ürünler dünya çapında satıldı. Nike tarafından 1985 yılında çıkarılan Air Jordan ayakkabıları ile markanın popülerliğini arttırdı. Adına yapılan 1996 yapımı Space Jam adlı filmde oynadı.

Sonraki yıllarda NBA’de takım sahibi olarak yer almayı sürdürdü.

Beethoven Kimdir

Tarihe damga vurmuş isimlerin hayat öykülerini incelemeye devam ediyoruz. Bu yazımızda Ludwig van Beethoven ve yaşantısına göz atacağız.

Ludwig van Beethoven, 1770 yılında Almanya’nın Bonn şehrinde doğdu. Babası alkolik bir adamdı. Annesi ise Rengi hastası bir kadındı. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, 3 kardeşi sağır, 2si de görme engelli, diğeri de zekâ özürlü idi. Ailenin 9. çocuğu olan Beethoven’sa şans eseri, belirli bir yaşa kadar sağlıklı idi. Saray müzisyenliği ile uğraşan babası, Beethoven’a küçük yaşlarda piyano çalmayı öğretti. Başlarda piyanoya karşı isteksiz olsa da aile bütçesine katkı sağlamak için kilisede müzik yapmaya başladı.

Beethoven Hayatı

O yüzyılda Avrupa’nın kültürel açıdan en zengin şehri Viyana idi. Diğer şehirlere kıyasla Viyana, 1600’lü yıllardan beri aydınlanmanın önemli bir merkezi haline gelmişti. müzik ile yapıldığı bir kent olmuştur. Fransa’ da ise aydınlanma felsefe ile olmuştu. 17 yaşındayken Viyana ile tanışan Beethoven, kısa zamanda şehri iyice tanıdı ve Viyana’da çeşitli yerlerde müzik yaparak para kazanmaya çalıştı.

Belli bir süre genetik mirası ona da tesir etti ve Beethoven işitme zorluğu yaşamaya başladı. Sesleri duymakta güçlük yaşaması, müziği ile geçinmeye çalışan birisi için felaket anlamına gelebilirdi. Bu durum Beethoven’ı daha hırçın bir hale soktu. Viyana’da kaldığı süre boyunca onlarca ev değiştirdi ve piyano sesinden rahatsız olan komşularıyla sürekli kavga etti. Kafa dinlemek ve sakinleşmek için bir süre Viyana yakınlarındaki Heiligenstadt bölgesine geldi. Fakat burada da iyileşmediği gibi tamamen sağır oldu ve iyice yalnızlaştı. 20 yıl kimseyle konuşmadı ve sadece bir defter üzerinden anlaşmaya başladı. Ünlü bestesi 9. Senfoni’yi sağır olarak besteledi ve hiçbir zaman duyamadı.

Beethoven Eserleri

Hayatı boyunca hiç evlenmedi ve ailesinin yanından ayrıldığı günden itibaren yalnız yaşadı. Akşamları yürüyüş yaptı, gündüzleri ise bestelerine yoğunlaştı.

Beethoven, yaşamının sonuna kadar maddi manevi zorluklarla boğuştu. 1821 yılında karaciğer rahatsızlığı baş gösterdi. Hastalığının son dönemlerinde yataktan çıkamayacak duruma geldi. Ludwig van Beethoven’ın ölümünün gerçek sebebi tam olarak bilinemedi ama siroz ihtimali her zaman en üstte yer aldı. 26 Mart 1827 yılında hayatını kaybettiğinde geride bıraktığı eserleriyle dünyanın en büyük sanatçılarından biri olduğu anlaşıldı. Yaşamının son yıllarında tanınmaya başlanması nedeniyle cenaze törenine binlerce insan katıldı.

Vehbi Koç Kimdir

Ülkemizde iş dünyasından bahsedildiğinde akla ilk gelen isim Vehbi Koç olur. Başarılı iş adamının etkileyici yaşam öyküsünü yazımızda bulabilirsiniz.

1901 yılında doğan iş adamı Vehbi Koç, temellerini 1927’de attığı Koç Holding’in kurucusudur. Koç, birçok alanda Türkiye’de ilkleri gerçekleştirmiştir. Yaşadığı dönemde Türkiye’nin en zengin kişisi olmuştur.

Vehbi Koç Hayatı

Tam adıyla Ahmet Vehbi Koç, 20 Temmuz 1901‘de dünyaya geldi. Babası Koçzade Hacı Mustafa Efendi adıyla bilinirdi. Annesi ise Kütükçüzade Hacı Rıfat Efendi’nin kızı Fatma Hanım’dı. Vehbi Koç, Ankara‘nın Çoraklık semtinde doğdu. 1906 yılında 5 yaşındayken, Ankara Hacı Bayram Camii’nin bitişiğindeki Topal Hoca Mektebi‘ne başladı. Daha sonra yakınlarda açılan ilkokula devam etti. 1914’te Taş Mektep diye bilinen Ankara İdadisi‘ne giren Koç, 15 yaşındayken İdadi’yi bitirmeden tasdikname aldı.

Genç Yaşta Ticaretle Tanıştı

1917 yılında dedesiyle ve babasıyla birlikte esnaflığa başladı. Oturdukları evin altındaki dükkanı işletmeye başladı. Dükkanda ayakkabı lastiği, şeker, kaşar peyniri, zeytin, makarna gibi ürünler satmaktaydı. Dükkana Koçzade Hacı Mustafa Rahmi tabelası koydu. 1920 yılında gelindiğinde 19 yaşında bir gençti ve Kurtuluş Savaşı‘nın başlamasıyla, müsahhih yardımcısı olarak Büyük Millet Meclisi Matbaası’nda çalışmaya başladı. 1921 yılında Muhafız Kıtası Kumandanı İsmail Hakkı Bey’in emriyle, diğer matbaa işçileriyle birlikte askere sevk edildi. 1 buçuk yıl askerlik yaptı.

1926‘da, ailesinin isteği üzerine, teyzesinin kızı Sadberk ile evlendi. Babası dükkanını Vehbi Koç’un üzerine devredince Koçzade Ahmet Vehbi ismiyle Ankara Ticaret Odası’na kayıt yaptırdı. 1928’de Ankara Ticaret Odası İkinci Başkanı oldu, aynı sene babasını kaybetti.

1928’de bir atılım yapmaya karar verdi. Ford ve Standard Oil (Mobil) şirketlerinin Ankara temsilciliğini almasının ardından, 1931’de ilk Avrupa seyahatine çıktı. Viyana, Berlin ve Paris‘i gördü ve vizyonunu geliştirdi. Babasını ve yakın akrabalarını kalp rahatsızları nedeniyle erken yaşlarda kaybeden Koç, gittiği Avrupa şehirlerinde doktorlara göründü ve onların tavsiyesi üzerine binicilik sporuna başladı. Zamanla ilgisini çeken bu spora yatırımlar yaptı, Misket ve Kamelya isimli iki at alarak atlarıyla koşuculuk yaptı. Fakat işlere kendisini tam veremediği gerekçesiyle 14 bin lira zarar ederek atları elden çıkardı.

İlk Büyük Girişimi Hüsrana Uğradı

1934 yılında sanayi alanındaki ilk büyük girişimini yaptı. Sütlüce’de bulunan bir boru fabrikasına ortak oldu. Ancak fabrikada hesaplar iyi yapılmadı ve iş battı. Benzer şekilde sonuçlanan deneyimlerden oldukça önemli dersler çıkardı. 1937‘de İstanbul’da ilk şubesini açtı, Fermenciler’de 100 bin lira sermaye ile Vehbi Koç ve Ortakları Kolektif Şirketi’ni faaliyete soktu. Her biri kendi sahalarında işin uzmanı olan isimlerle çalıştı. Emin Güraç, İsrail Anastasyan ve İsak Altabef’i, şirkete ortak olarak aldı ve bu ortaklıkları 1954 yılına dek sürdü.

1938‘de ise şahıs şirketlerinin kısa ömürlü olduğunu fark etti. 300 bin lira sermaye ile Koç Ticaret Anonim Şirketi’ni kurdu. Böylelikle şirketleşme ve kurumsallaşma yolunda önemli bir adımı hayata geçirdi. Şirketin ilk Genel Müdürlüğü’ne Fazıl Öziş‘i getirdi. Öziş, İş Bankasının eski genel müdürü idi.

1944‘de otomobil ticaret şirketi olarak Motor Ticaret‘i kurdu, 1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonrası, New York’ta Ram Commercial Corporation adıyla bir şirket daha kurdu. Amerika hamlesi sayesinde General Electric, U.S. Rubber, Oliver, Burroughs, York gibi önemli şirketlerin temsilcilikleri almayı başardı. Fakat sonuç umulmayan şekilde oldu ve Ram Commercial Corporation 1954’te kapandı. 1946‘da ilk kez Amerika seyahatine çıktı, 52 gün kaldığı bu yeni dünyayı oldukça etkileyici buldu. Amerika’da profesyonelleşmeyi gören Koç, sonraki hayatında buradan öğrendiklerini bir bir yerine getirdi. 1947‘de Ankara Oksijen Şirketi‘ni kurdu. Bu, kendi sermayesiyle giriştiği ilk sanayi teşebbüsü idi. 1951‘de ise ilk büyük sosyal yardımını gerçekleştirdi. Ankara Üniversitesi öğrencileri için Vehbi Koç Öğrenci Yurdu‘nu yaptırdı. Vehbi Koç, aynı yıl Belçika’dayken geçirdiği trafik kazasından hafif yaralanarak kurtuldu.

Farklı Sektörlere Adım Attıkça Büyüdü

1954’de yılında birçok atılım yaptı. Demirdöküm ve Arçelik‘in temellerini attı. Arçelik Fabrikası başlangıçta madeni büro eşyası imal etti, daha sonra buzdolabı ve çamaşır makinası gibi üretimlere başladı. 1956’da ise ilk turizm yatırımını yaptı, Taksim’de Divan Oteli’ni kurdu. Divan Oteli, Eylül 1955’te tam açılışı bile yapılmamışken Dünya Para Fonu Kongresi’nde kullanılmak üzere hükümete tahsis edildi.

1958 yılında eşi Sadberk Hanım ile birlikte Hac’ca giderek ibadetini yerine getirdi. 1960’da, Demirel’in partisi DP’nin iktidar baskısı ile, yıllardır üyesi olduğu Cumhuriyet Halk Partisi‘nden istifa etti. DP’nin yoğun ısrarlarına rağmen Demokrat Parti‘ye girmeyi reddetti.

1961’de ilk olarak Gazsan A.Ş. adıyla bir şirket kurdu. 2 yıl sonra şirket ismini değiştirerek Aygaz adını aldı. Sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) temini, depolaması ve dağıtımında öncü oldu. Türkiye’yi sıvılaştırılmış petrol gazı ile tanıştırdı. 1963 yılında Aygaz hisselerinin bir kısmını şirket çalışanlarına verdi, çalışanlarını şirkete ortak yaptı. 1962’de Türkiye’nin ilk traktör fabrikası olan Türk Traktör’ü kurdu.

Kurumsallaşma Yolunda Dev Adım: Koç Holding Kuruluyor

1963 yılında kurumsallaşma yolundaki en önemli adımını attı, Koç Holding‘i kurdu. Böylelikle, şirketlerinin temelini sağlamlaştırdı, birbirleri ile bağlantısını güçlendirdi. Modern yönetim prensiplerini hakim hale getirdi ve sürekliliğini sağladı. Aynı yıl, annesi Fatma Hanım’ı yitirdi.

1964‘de Alman ortaklığı ile Türk Siemens’i kurdu. 1965 senesinde İzocam’ı topluluğuna dahil etti. 1966 yılında, uzun zamandır hayalini kurduğu işi yaptı ve ilk yerli otomobili üretti. Yerli otomobil Anadol, 26800 liradan satışa başladı. Aynı yıl Bekoteknik, Beldesan, Otoyol gibi tesisleri hayata geçirdi. Bu tesislerden Otoyol, İtalyan firması FIAT lisansıyla düz treyler için çekici yapımına başladı. 1968’e gelindiğinde ise otomobil konusunda Türkiye’nin en köklü ve büyük yatırımını gerçekleştirdi. Bursa’da FIAT lisansıyla otomobil üretecek olan Tofaş Fabrikası’nı kurdu. Tofaş, 1972‘de, bir döneme damga vuran Murat 124 marka otomobilleri üretti.

1967‘de kendisinin projelendirdiği tarımsal yatırım düşüncelerini hayta geçirdi. Tat Fabrikası ile konserve imalatına başladı. Öte yandan Bürosan’ı  kurdu ve büro mobilyaları imalatına girişti. Türk Eğitim Vakfı‘nın kuruluşunda yer aldı. Bu dönemde geçirdiği bir kaza sonucu sol kolu üç yerden kırıldı. Aynı yıl, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Vehbi Koç Kitaplık ve Araştırma Tesisi’ni hayata geçirdi. ODTÜ’de Vehbi Koç Öğrenci Yurdu’nu açtı ve 1969‘da yasal düzenlemelerin yapılmasıyla Vehbi Koç Vakfı‘nı kurdu.

1970 yılında da Koç Grubu büyümeyi sürdürdü. Türkiye’nin ilk merkezi ihracat organizasyonu olan Ram Dış Ticaret şirketi kuruldu. Kibrit ve orman ürünleri imalatı için Kav da bu dönemde üretime başladı. Otomotiv sanayi için elektrik donanımı üreten Mako da aynı yıl Koç Topluluğu’na dahil oldu. 1973’de Koç Yatırım ve Sanayi Mamülleri Pazarlama A.Ş.’yi halka açtı ve şirket yaklaşık 9000 ortaklı bir hale geldi. Aynı yıl eşi Sadberk Hanım’ı kaybetti. 1974‘de Migros Gıda Mağazaları zinciri Koç Holding’e dahil oldu. Aynı yıl Vehbi Koç, Federal Almanya Cumhuriyeti Liyakat Nişanı’na layık görüldü.

1979 yılında Fransız sermayesiyle işbirliğine gitti. Peugot marka araç üretmek için Karsan kuruldu. Vehbi Koç, 1980‘de eşinin vasiyetini yerine getirdi ve Sadberk Hanım Müzesi‘ni hizmete soktu. Türkiye’deki ilk özel müze olma özelliğini taşıyan müzede, Sadberk Koç’un hayatı boyunca biriktirdiği sanat eserleri sergilendi.

Son Yıllarını Hayır İşlerine Adadı

1984’te aktif olarak Koç Holding yönetiminden çekildi ve yerini oğlu Rahmi Koça’a bıraktı. Fakat Koç Holding Şeref Başkanı olarak çalışmalara devam etti. Zamanın çoğunu vakıf ve hayır işlerine ayırmaya başladı. Aynı yıl, Anadolu Üniversitesi tarafından Fahri İşletme Doktoru ünvanını aldı. Galatasaray Kulübü tarafından fahri Galatasaraylılık ünvanı aldı. Yine 1984‘te Maret kuruldu, Ford’la 60 yıldır süren ortaklığın sonucu olarak Türkiye’nin ilk Ford otomobil üretimi başladı. 1986‘da American Express Company ortaklığıyla Koç-Amerikan Bank kuruldu bir süre sonra bankanın adı Koçbank oldu. 1987 yılında Milletlerarası Ticaret Odası tarafından, “Yılın İşadamı” ödülüne layık görüldü.

Türkiye’nin İkinci Vakıf Üniversitesi

1988’de Koç Özel Lisesi‘ni, 1993’de ise Koç Üniversitesi kurdu ve Türkiye’nin ikinci özel üniversitesi oldu. 1994 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Planlaması Ödülü, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı adına Vehbi Koç’a verildi. Koç, ödülünü 14 Haziran 1994 tarihinde Cenevre‘de düzenlenen törenle, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin elinden aldı. 1996‘da ise kendisine Türk Demir ve Çelik Döküm Sanayicileri Derneği tarafından onur üyeliği ve şeref plaketi verildi.

25 Şubat 1996‘da Antalya’da bulunduğu sırada, akşam saatlerinde Migros mağazasını gezdi. Yeni projelerle ilgili bilgiler aldı. Aynı akşam otele döndükten sonra fenalaştı ve yaşama veda etti.

Vehbi Koç, dört çocuk babasıydı.